1. KENDİNİZİ ÖZGÜR HİSSETTİĞİNİZ YERLER KEŞFEDİN !
  2. MASAL DÜNYASINDA KAYBOLMAK İSTER MİSİNİZ ?
  3. HAYATINIZ BU KADAR RENKLİ Mİ ?
  4. IŞIKLARIN DANSINI KEŞFEDİN !
  5. KAHRAMAN OLUP YOLDAKİ CANLILARI KURTARIN
  6. İLGİNÇ DOĞAL YAPILARI ZİYARET EDİN !
  7. FARKLI OTELLERDE KONAKLAYARAK UFKUNUZU GENİŞLETİN...
  8. EN SON HANGİ KUMSALA AYAK İZLERİNİZİ BIRAKTINIZ ?
  9. ŞEHRİN GÜRÜLTÜSÜNDEN UZAK YERLER...
  10. YÜZYILLARDIR AYAKTA DURAN TARİHİ YAPILAR...

4 Eylül 2017 Pazartesi

ERDEK

Kuşadası Palmin Hotel'den ayrılıp aklımdaki 2 rota için karar vermem gerekiyordu. Yıllardır gitmek istediğim Avşa adasına mı gitsem yoksa Didim-Akbük'e mi insem diye kararsız kaldım. Daha fazla güneye inmek yerine İstanbul'a yakın olan Avşa adasına gitmeyi uygun gördük. Çocuklu bir aile olduğumuzdan arabalı vapur ile gitmemiz gerekiyordu. Erdek'te öğlen 15:00 ve akşam 20:00 de olan arabalı vapurlar için yola çıkmıştım. Çok fazla mola vermeden yol çıksam da saat 15:00 deki arabalı vapuru kaçırdık. Bizde nede olsa vaktimiz var diyerek arabayı limana Avşa'ya gitmek üzere park ettik. Hem biraz Erdek'i tanıyalım hemde karnımızı doyuralım diye başladık dolaşmaya.


Bir yandan yemek yerken bir yandan da telefonumu kurcalıyordum. Birde ne göreyim. Bir arkadaşımın daha Erdek'te olduğunu gördüm. Hemen telefon edip nerede olduğunu sordum. Otellerin olduğu plajdaymış. "Yemekten sonra geze geze geleceğim görüşebilirsek görüşelim" diye kapattım telefonu. Tarif ettiği yere kadar güzel mekanlar ve hediyelik eşya satıcıları gördüm. Plajın başladığı girişe ulaştık.


Akşam saatleri olduğundan çok fazla kalabalık değildi. Denize karşı sırayla dizilmiş 100'lerce şezlong güzel manzaralar oluşturdu gözümüze. 


Palmiye ağaçlarının yolu serinleten manzarası da hoşuma gidince eşime acaba Avşa'ya gitmek yerine burada mı kalsak diye fikir danıştım. Meğerse o dünden razıymış :) Akşam 20:00'de bineceğimiz arabalı vapurun Avşa'ya ulaşması gece 23:00'ü buluyormuş. Yanımızda bir çocuk bir bebek çok zor olur diyerek rastgele 1-2 otele fiyat sormak için gittim. İlk gittiğim otel 3 gün konaklama şartımız var diyerek benim 2 günlük isteğimi reddetti. Sanki 5 yıldızlı otel işletiyorlar sevmedim bu durumu. Oradan ayrılıp hemen yandaki Tuana Otel'e gittim. Girişteki bayan çok güzel karşılayıp gönlümüzü kazandı. Kahvaltı - Akşam yemeği, plajda şezlong şemsiye dahil 2 gün için 450 TL'ye anlaştık. Aslında buraya göre pahalı olduğunu biliyordum ama çocuklar varken daha fazla araştırma yapamadım.


Amacımız gezmek olduğundan hiç odaya dahi bakmadan tuttuk burayı. Yani bir otel ne kadar kötü olabilir ki ? Pimpirikli bir yapıya sahip olmadığımızdan herşeyi hoş görü ile karşılayabiliyorduk. İlk kez bir oteli bu kadar sevmedim desem yeridir. Duvarlar yıkık dökük, Odalar aşırı eski, çocuğa çizgi film açayım deseniz yok, 3 taneden başka kanal yok TV'de, İnternet deseniz çekiyor gibi gösteriyor bir kaç saniye video izliyorsunuz sonra kesiliyor, Sıcak su kesinlikle akmıyor, Duş yeri kırık elimde tutarak duş almak zorunda kaldım vs. Bu kadar olumsuzluğa rağmen yinede tatilin tadını çıkartmak için moral bozmadık. Tek memnun olduğumuz şey balkonun manzarasının direk denizi görüyor olmasıydı! 


Otele girişimiz akşam saatlerinde olduğundan yemek için açık alana indik. Yemekler fena değildi diyebilirim. Çeşitte yeterliydi. Her şeyin açık büfe olması da cabası tabi. 


Yemekten sonra boydan boya sahili dolaşmak için dışarı çıktık. Gezip güzel manzaralar yakalamak mümkün. Sahil akşamları cıvıl cıvıl. Bugünü yol yorgunluğu ile bu şekilde bitirip odamıza çekildik. Sabah güzel bir kahvaltının ardından en öndeki şezlongu kapmak için sahile koştum. Henüz çok fazla kişi gelmemiş sessizliğin ve denizin keyfini çıkarttım.


Marmara denizinde olmamıza rağmen denizin berrak olması beni şaşırtmıştı. İlk başlarda girdiğim deniz ilerleyen saatlerde kötü bir görünüm aldı ve denize girme isteğim kırıldı. Bizim çocuklar gece rahat vermediğinden uykumu tam alamamıştım. Şezlonga uzanarak saatlerce uyudum. Öğleden sonra magnet koleksiyonum için çarşı turu yaparak gezmeye çıktık.


Koleksiyonum için magnet aldıktan sonra açlığımızı giderecek bir şeyler yiyelim dedik. Erdek'te ne yenir yöresel bir yiyeceği var mıdır bilemiyorum ama hayatımda yediğim en güzel kumruyu burada yedim. Akşam saatlerine doğru sahil yolu iyice kalabalıklaşıyor. Bir çok eğlence mekanı akşam saatlerinde faaliyete giriyor. 


Sonuç olarak upuzun sahili olan, akşamları eğlenceli vakit geçirebileceğiniz bir çok mekana sahip Erdek deniz için her zaman uygun olmayabiliyor. Otel seçiminide iyi yapmakta fayda var. Sonraki rotamız Tirilye. Hoşçakalın...

ERDEK

UMUT ERDOĞAN
Email:Discover_me_forever@hotmail.com

0 yorum:

Yorum Gönder

Blog Haberleri

  • Blog sayfam yeni şablonuyla yayında.Gezilerimiz devam ediyor
  • 18 Mart 2015'te KUZULUK SAKARYA AKYAZI Gezimiz sizlerle olacak
  • 17 Temmuz 2015 Ramazan Bayramında KARADENİZ TURU yapmayı planlıyoruz
  • 23 Eylül 2015 Kurban Bayramında yine memleketimiz CİDE'ye gidiyoruz. Yol üstü küçük kaçamak anılarımla paylaşımlarım devam edecek
  • 20 Mart 2016'dan sonra SAPANCA - KUZULUK KAPLICALARI - ABANT - SÜNNET GÖLÜ ve MUDURNU Gezisi yapmayı planlıyoruz
  • 2 Temmuz 2016 Ramazan Bayramı Tatilinde Eskişehir'den başlayıp MUĞLA civarındaki MARMARİS, DATÇA, AKYAKA, DALYAN gibi harika yerleri ziyaret edeceğiz
Flag Counter